Bugun...
Bizi izleyin:



Tanzimat Edebiyatı Özellikleri

Tarih: 17-03-2019 18:41:27 Güncelleme: 17-03-2019 18:50:27 + -


Batı etkisi ile başlayan Türk edebiyatında Tanzimat dönemi edebiyatının özellikleri nedir? Tanzimat dönemi edebiyatı kaça ayrılır ? Birinci Tanzimat edebiyat dönemi özellikleri nedir? Birinci Tanzimat dönemi ünlü yazarları kimlerdir?


Tanzimat Edebiyatı Özellikleri

TANZİMAT EDEBİYATI (1860 -1896)

 

Tanzimat ve ondan sonra gelen yeniliklerle edebiyat ve fikir hayatımız, Batı ile tanıştı. 1860yıIında Tercüman-ı Ahval gazetesi yayımlanmaya başlar ki bu aynı zamanda Tanzimat edebiyatının da başlangıcıdır. Bu dönemde edebiyatımızda birçok yenilikler olmuştur. Batı edebiyatından alınan yeni türler görülmeye başlanmıştır. Hikaye, roman, deneme, makale gibi eski edebiyatımızda olmayan türler edebiyatımıza girmiştir. Tanzimatla birlikte edebiyatımızın şu alanlarında yenilikler ortaya çıkmıştır:

 

 

ŞİİR

Tanzimat döneminde şiir alanında büyük yenilikler olmuştur. Şiirde biçim olarak divan edebiyatı geleneği devam ettirilmiş, şiirin konuları ise alabildiğine genişlemiştir. Şairler dili yalınlaştırmaya çalışmış, konuşma dili ve anlatımına yönelmişlerdir. Biçim bakımından olduğu kadar, konu bakımından da eski şiirden uzaklaşmaya çalışmışlardır.

 

 

-Şinasi, Namık Kemal ve Ziya Paşa'dan oluşan ilk kuşak; şiirlerinde uygarlık, hak, adalet,

yasa, özgürlük, vatan gibi toplumsal konulara ağırlık vermişlerdir.

-Bu dönemde, yeni şiirin ilk temsilcisi olan Şinasi, Fransa'ya gitmeden önce kasideler yazmıştır. Fakat Fransa'dan döndükten sonra kasidede biçim açısından değişiklikler yapmış, ayrıca toplumsal kavramlara yer vermiştir. Konuşulan Türkçe ile yeni bir şiir dili oluşturmayı amaçlamışsa da bunda başarılı olamamıştır.

-Namık Kemal, edebiyatta yeniliğe hem düşünce hem de uygulama yönüyle bağlıdır. Şiirlerinde "özgürlük, vatan, yasa, hak, adalet, ahlâk” konularını işlemiştir. Şiirlerinde kimi zaman yeni, kimi zaman da biraz eski biçimleri kullanır.

-Hece ölçüsüyle yazdığı birkaç şiir bir yana bırakılırsa, Ziya Paşa'nın şiirleri biçim bakımından divan şiiri geleneğine bağlıdır.

 

-İkinci kuşağın Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan gibi önde gelen şairleri ise Tanrı, madde, ruh gibi fizik ötesi konulara yönelerek   bu konuları ikinci plana atmışlardır.

 

-Recaizade Mahmut Ekrem, şiirin tek amacının güzellik olduğunu düşünür. Şiiri bir bütün olarak görür, hem içeriğe hem biçime büyük önem verir. Şiirin konuşma dilinden ayrı, kendine özgü bir dile sahip olduğunu öne sürer. Divan şiirinden vazgeçmese de yeni şiir biçimlerini dener.

-Abdülhak Hamit Tarhan, Batılılaşma yolunda en önde giden şairlerdendir. 'Aşk” ve "doğa”nın yanısıra şiirlerinde "ölüm” konusu geniş bir yer tutar.

 

 

ROMAN-ÖYKÜ

Bu dönemde romana Fransız romanlarından yapılan çeviriler öncülük etmiş, sonra yerli romanlar kaleme alınmıştır. Fakat bu romanlar teknik bakımından pek başarılı değildir.

- İşlenen başlıca konular: Batılılaşmanın yanlış anlaşılması, aşk, kadınla erkek arasındaki eşitsizlik, kadının toplumdaki yeri, kölelik ve tarihsel olaylardır. 

-Dil, yalınlaştırılmaya çalışılmıştır. Özellikle Ahmet Mithat, halk için yazdığını açıklayarak yalın sayılabilecek bir dil kullanmıştır. Namık Kemal gibi, romanın bir sanat ürünü de olduğunu düşünen yazarlar, sanatlı bir dil kullanmışlardır.

 

-Türk edebiyatı, romanla ilk defa, Yusuf Kâmil Paşa'nın Fenelon'dan çevirdiği "Telemaque (Telemak)” adlı yapıtla karşılaşır.

-Edebiyatımızdaki ilk yerli roman ise 1872'de Şemsettin Sami tarafından yazılan "Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat” adlı romandır.

Edebiyatımızda ilk öykü kitabı Ahmet Mithat Efendi'nin "Letaif-i Rivayat” adlı yapıtıdır.

 

 

TİYATRO

 

Türk tiyatrosu, Tanzimat'a kadar karagöz ve orta oyunundan oluşmuş bir halk tiyatrosu biçimindedir. Bu dönemden sonra Batılı tiyatro biçimleri etkili olmaya başlamıştır.

 

-Edebiyatımızda ilk tiyatro, Şinasi'nin "Şair Evlenmesi” adlı töre komedyasıdır. Sanatçı, bu yapıtında, görücü usulüyle evlenmeyi yerer. Şinasi bu piyesinde meddah geleneğinden yararlanmıştır. Güldürüler, söylenenlerin tersinden anlaşılması üzerine kurulmuştur.

 

-Namık Kemal, tiyatroyu hem bir eğlence, hem de düşünce yönüyle önemli bir kurum, adetâ bir ahlâk ve dil okulu olarak görmüştür. Ona göre tiyatro, toplumsal yarar sağlamak için bir araçtır; yararlı bir eğlencedir. Bu yüzden tiyatrolarında toplumsal (Zavallı Çocuk, Gülnihal, Âkif Bey) ve tarihî [Vatan yahut Silistre (edebiyatımızda sahnelenen ilk oyun), Celaleddin Harzemşah] konuları işlemiştir.

 

-Dönemin öteki tiyatro yazarlarından bazıları ve yapıtları:

Teodor Kasap (Moliere'den uyarlama : Pinti Hamit, İşkilli Memo, Para Mesleği; Oyunu: Lükresya Borçiya, Edebiyatımızda İlk Mizah Dergisi: Diyojen )

Ali Haydar (Sergüzeşt-i Perviz),

Âli Bey (Kokana Yatıyor, Misafiri İstikal, Geveze Berber),

 Recaizade Ekrem (Afife,Anjelik, Atalâ yahut Amerika Vahşileri, Vuslat, Çok Bilen Çok Yanılır)

 Ahmet Mithat (Eyvah, Açık Baş, Çerkez Özdenler),

Vefik Ahmet (Moliere'den Çevirileri ve Uyarlamaları: Don Civani, Dudu Kuşları, Tartuffe, Savruk, Zor Nikâhı, Zoraki Tabip, Tabib-i Aşk),

Şemsettin Sami (Besa yahut Ahde Vefa, Seydî Yahya, Gave),

Abdülhak Hamit (Macera-yı Aşk, Sardanapal, Duhter-i Hindu, Sabr u Sebat, İçli Kız, Tarık, Zeynep, Finten, Nesteren).

 

Dönemin Başlıca Sanatçıları

Şinasi

Namık Kemal

Ziya Paşa

Şemsettin Sami

Ahmet Mithat Efendi

Ahmet Vefik Paşa

 

MAKALE

Edebiyatımızda ilk örneği Şinasi'nin "Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi” adlı yazısıdır. Sanatçı, bu yazısında gazetenin çıkış sebebi ve gerekliliği, içeriğinin ve dilinin nasıl olacağı hakkında bilgilere yer vermiştir.

 

Namık Kemal "Lisan-ı Osmanî'nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazatı Şamildir” (Tasvir-i Efkâr, 1866) adlı makalesinde yapaylığı, gerçeğe dayanmaması nedeniyle divan edebiyatını eleştirir. Türk edebiyatının yeniden düzenlenmesi gerektiğini öne sürer. Bunun da yazı dilinin konuşma diline en kısa sürede dönüştürülmesiyle olabileceğini belirtir. Ayrıca edebiyatın bir ulusun devamının güvencesi olduğunu öne sürerek, edebiyatta toplumsal yarar arama ilkesini ortaya koyar.

 

Ziya Paşa, ünlü 'Şiir ve İnşa” makalesinde divan edebiyatının ulusal bir edebiyat olmadığını, çağdaş Türk edebiyatının Halk edebiyatına dayanılarak kurulabileceğini ileri sürer. Halkın düzeyinin ve ifade biçiminin esas alınması gerektiğini savunur.

 

 

ELEŞTİRİ

Edebiyatımızda ilk örneği Namık Kemal'in "Tahrib-i Harabat” adlı yapıtıdır. Sanatçı, bu yapıtında Ziya Paşa'nın Harabat adlı divan şiiri antolojisini hedef almış, eski edebiyata şiddetle hücum etmiş, onun yıkılması gereken yanlarını göstermiş ve yeni edebiyat üzerindeki görüşlerini ortaya koymuştur. Recaizade Mahmut Ekrem (Tâlim-i Edebiyat, III. Zemzeme, Takrizat), Muallim Naci (Demdeme, Istılahat-ı Edebiye) eski ve yeni edebiyata dair eleştirilerle bu dönemde öne çıkmıştır.

 

 

 

GAZETE

Bu dönemin başlıca şair ve yazarları önce gazetelerde dilin ve edebiyatın nasıl olması gerektiğini tartışmışlardır. Dönemin en önde gelen kişiliği Şinasi, Agâh Efendi ile birlikte çıkardıkları Tercüman-ı Ahvâl ve yalnız başına çıkardığı Tasvîr-i Efkâr'da, Batı uygarlığına ulaşmak için bilgisizlikle yobazlığın ortadan kaldırılması gerektiğini savunmuştur.

 

Bunun için, gazete aracılığıyla halkın düzeyini yükseltmeye çalışmıştır. Bu sırada halkın anlayabileceği bir dile gereksinim duymuş ve yeni, yalın bir düz yazının ortaya çıkmasına önayak olmuştur.

*1831 'de çıkarılan Takvim-i Vakayi resmi bir gazete olup ilk gazetedir.

 

*1840'ta İngiliz William Churchill tarafından çıkarılan Ceride-i Havadis, yarı resmi bir gazetedir.

 

*1860'ta Şinasi ve Âgâh Efendi'nin birlikte çıkardıkları Tercüman-ı Ahval ilk edebi ve özel gazetedir.

 

*1862'de Şinasi tek başına Tasvir-i Efkâr adlı bir gazete çıkarmaya başlar.

 

 

ı. DÖNEM TANZİMAT EDEBİYATI ÖZELLİKLERİ

 

-Sanatçılar, "Sanat, toplum içindir.” görüşünü benimsemişler ve yapıtlarında bu düşünceyi uygulamaya çalışmışlardır. Dilde sadeleşme düşüncesi savunulmuş, ancak yapıtlarda uygulanamamıştır.

 

-Fransız edebiyatı örnek alınmıştır.

 

-Sanatçılar romantizm akımının etkisinde kalmışlar ve bu akımın belirgin özelliklerine -verem başta olmak üzere çeşitli hastalıklar, intiharlar- yapıtlarında yer vermişlerdir.

 

-Divan edebiyatı eleştirilerek ona karşı çıkılmış, buna karşılık hece ölçüsü ve Halk edebiyatı savunulmuş, ancak bu düşünceler uygulamaya geçirilememiştir.

 

-Batı edebiyatından roman, öykü, makale, eleştiri gibi yeni yazınsal türler edebiyatımıza girmiştir.

 

-Şiirde, eski şekiller içinde yeni konular işlenmiştir. Şiirde estetik ve güzellik değil, içerik ön plana çıkarılmış ve şiir, düşünceyi aktarmak için kullanılan bir araç olarak görülmüştür.

 

-Romanlar, teknik açıdan oldukça zayıftır. Romanlarda uzun betimlemelere, beklenmedik rastlantılara yer verilir. Zaman zaman romanın akışı durdurulur ve okuyucuya bilgi verilir.

 

-Noktalama işaretleri ilk defa bu dönemde kullanılmaya başlanmıştır.

 

-Sanatçılarının en önemli özelliklerinden biri de aynı zamanda devlet adamı olmalarıdır.






FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Edebiyat Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Antalya Resim ve Fotoğrafları
    resim yok
  • Seydişehir Kuğulu Park
    Seydişehir Kuğulu Park
  • Fas Turizmi ve Fas Resimleri
    Fas Turizmi ve Fas Resimleri
  • Bir Gül Bahçesine Girercesine
    Bir Gül Bahçesine Girercesine
  • Poz veren hayvanlar
    Poz veren hayvanlar
  • Günün Fotoğrafları-Hayatın İçinden
    Günün Fotoğrafları-Hayatın İçinden
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Gönül Sultanları- Seydişehirli Hacı Abdullah Efendi
    resim yok
  • Dış Ticaret de Teslim Şekilleri
    Dış Ticaret de Teslim Şekilleri
  • Frikik oyunu
    Frikik oyunu
  • Bob Marley,merak etme ,mutlu ol
    Bob Marley,merak etme ,mutlu ol
  • Bob Marley-no woman no cry
    Bob Marley-no woman no cry
  • Kedilerin efendisi
    Kedilerin efendisi
VİDEO GALERİ
YUKARI