Bugun...
Bizi izleyin:



Şiirde Ahenk Özellikleri ( Ses ve Ritim)

Tarih: 13-02-2019 21:43:17 + -


Şiirde ses ve ritim özellikleri nasıl sağlanır? Şiirde ses ve ritimden ne anlaşılır ? Şiirde ahenk analizi nasıl yapılır ? Şiirde hangi ölçüler kullanılır ? Şiirde uyak düzeni nasıldır ve kaça ayrılır?


Şiirde Ahenk Özellikleri ( Ses ve Ritim)

 

 

ŞİİRDE AHENK (SES VE RİTİM)

 

Şiirde ahenk, birbiriyle uyumlu seslerin, belli bir ritimle bir arada bulunmasıyla sağlanır. Şiirde ahengi sağlayan ses ve ritim unsurları şunlardır:

1) Asonans  2) Aliterasyon  3) İç Kafiye 4)  Ölçü  5) Uyak (Kafiye)  6) Redif

 

 

ASONANS

Şiirde aynı sesli harflerin tekrarlanmasından oluşan ahenktir.

Gül bülbülü güldürür mü                                                                                                          

 Ülfet eyler öldürür mü

Bu dizelerde "ü" sesli harfinin tekrarlanmasıyla ahenk sağlanmış, asonans yapılmıştır.

 

ALİTERASYON

Şiirde aynı sessiz harflerin tekrarlanmasından oluşan ahenktir.

 

Sessizim üzsen de sonsuza dek sevdiğim

Sevsen de sevmesen de seni hep seveceğim

 

Bu dizelerde "s" sessiz harfinin tekrarlanmasıyla ahenk sağlanmış, aliterasyon yapılmıştır.

 

İÇ KAFİYE

Dize ortalarında bulunan ve mısra sonlarındaki uyakla uyumlu ses benzerliği oluşturan ses benzerliğidir.

Kamu bimârina cânân/ deva-yi derd ider ihsân

Niçün kılmaz bana derman / beni bimâr sanmaz mı?

 

Bu dizelerin ortasında bulunan "cânân" ve "dermân” sözcükleriyle, birinci dizenin sonundaki "ihsan” sözcüğü arasında ahenk sağlanmış, iç kafiye yapılmıştır.

 

ÖLÇÜ (VEZİN)

Şiirde dizelerin hece sayısına veya hecelerin ses değerine göre bir uyum içinde olmasıdır. Türk edebiyatında aruz ve hece olmak üzere iki ölçü kullanılmıştır. Ayrıca birçok şair serbest ölçüyle de şiir yazmıştır.

 

 

1) Aruz Ölçüsü

Dizelerde hecelerin uzunluğuna ve kısalığına dayanır. Her dizenin ses bakımından denk olması esas olarak kabul edilir. Sesli harfle biten heceler "açık hece", sessiz harfle biten heceler ise "kapalı hece"dir. Her dizenin son hecesi, nasıl biterse bitsin, kapalı hece kabul edilir. Açık heceler kısa, kapalı heceler ise uzun olarak kabul edilir. Açık heceler () nokta, kapalı heceler (-) kısa çizgiyle gösterilir.

 

Aruz kalıpları gereği, kısa hecelerin uzun okunmasına imâle, uzun hecelerin kısa okunmasına ise zihaf denir. Bunlar birer aruz kusurudur. Kapalı heceyi açık hece durumuna getirmek için, sessizle biten bir sözcüğün, sesliyle başlayan bir sözcüğe bağlanarak okunmasına vasl (ulama) denir. Aruz ölçüsü, Arap edebiyatı kaynaklıdır. Türkler aruz ölçüsünü 11. yüzyıldan itibaren kullanmaya başlamışlardır. Divan edebiyatının tüm nazım ürünlerinde aruz ölçüsü kullanılmıştır.



 

 

2) Hece Ölçüsü

Dizelerdeki hece sayılarının birbirine eşit olması esasına dayanır. Bu ölçüyle oluşturulan şiirlerde dizelerde vurgu yapmak amacıyla bir ya da iki kez durulur. Durulan bu yerlere "durak” denir. Duraklar sözcük ortasında bitmez. Dizedeki hece sayısı çift ise durak genellikle heceleri eşit böler: 8=4+4. Dizedeki hece sayısı tek ise genellikle hece sayısı çok olan durak ya da duraklar önde, hece sayısı az olan durak sonda bulunur: 7=4+3, 11=6+5, 11=4+4+3. Türklerin ulusal ölçüsüdür. Genellikle, İslamiyet öncesi Türk edebiyatında ve Halk edebiyatı ürünlerinde kullanılmıştır. Daha çok 7'li, 8'li ve 11'li kalıpları kullanılmıştır.

Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı

Bir dakika araba yerinde durakladı

Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar

Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar

 

 

 

Bu dörtlük 7+7 = 14'lü hece ölçüsüyle yazılmıştır.

Ya -ğız at - lar kiş - ne - di / me - şin kır - bac -şak - la di

Bir da - ki - ka a-ra-ba / ye - rin - de du- rak - la - di

 

 

3) Serbest Ölçü

 

Ölçü ve uyak düzeni olmayan şiirlerin ölçüsüdür. Bu ölçüyle oluşturulan şiirlerde uyum, hece sayısı ve uyakla değil; sözcüklerdeki ses ilişkileriyle sağlanır. 19. yüzyılın sonlarında doğmuş ve hızla gelişmiştir. Edebiyatımızda 1930 'lardan beri kullanılmaktadır.

 

 

UYAK (KAFİYE)

Şiirde dize sonlarındaki ses benzerliğine uyak denir. Uyak, seslerin tekrarlanmasıyla dizelerin ahengini artıran bir musiki unsurudur. Uyağı oluşturan eklerin, sözcüklerin yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları ve görevleri farklı olmalıdır.

Aşk, dostluk... Hepsi dökülür yapraklar

Çıplak bir ağaç durgun suda aksin

Yalnızlık dediğin hayatta başlar

Kabir boyunca devam etmek için

 

 

 

 

REDİF

 

Dize sonlarında yazılışları, anlamları ve görevleri aynı olan eklerin, sözcük ve sözcük gruplarının tekrar edilmesine redif denir. Redif uyaktan sonra gelir, her dize sonunda redif bulunmak zorunda değildir.

Ben sizinle sarmaş dolaş olmuşum, dalgalar

Pamuk yüklü gemilerin ardında gezemem

Doyurmaz artık beni bayraklar, bandıralar

Mahkûm gemilerinin sularında yüzemem

 

Bardak boşalır bencileyin dolmayı bilmez

Benzim gibi yaprak sararıp solmayı bilmez

Hiçbir şey canımca fedâ olmayı bilmez

Canım senin uğrunda fedâ olmak içindir

 

Ya Rab, belâ-yi aşk ile kil aşinâ beni

Bir dem belâ-yi aşktan etme cüda beni

 

 

UYAK TÜRLERİ

 

1) Yarım Uyak

Tek ses -genellikle sessiz harf- benzerliğine dayanan uyak türüdür.

Düşman geldi tabur tabur dizildi

Alnımıza kara yazı yazıldı

Delik-demir çıktı mertlik bozuldu

Eğri kılıç kında paslanmalıdır

 

Ben çektiğim kimler çeker

Gözlerim kanlı yaş döker

Bulanık bulanık akar

Dağların seliyim şimdi

 

 

2) Tam Uyak

İki ses -genellikle bir sesli bir sessiz harf- benzerliğine dayanan uyak türüdür.

 

Mazi köyünde, hatıralar gölgesinde kal

Dolaştığın tabiatı günlerce seyre dal

 

Sen de geçebilirsin yârdan, anadan, serden

Senin de destanını okuyalım ezberden

Haberin yok gibidir taşıdığın değerden

 

 

 

3) Zengin Uyak

Üç ya da daha çok sesin benzerliğine dayanan uyak türüdür.

 

Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk

Soğuk bir mart sabahı buz tutuyor her soluk

 

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedá

Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan Şühedâ

Cani, cânânı bütün varmı alsın da Hüda

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda

Miskin Yunus biçareyim

Baştan ayağa yareyim

Dost ilinden avareyim

Gel gör beni aşk neyledi

 

Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak

Ve bir zaman bakacaksin semâya ağlayarak

 

NOT:

Dize sonundaki bir sözcüğün başka bir dize sonundaki sözcüğün içinde geçmesiyle oluşan ses benzerline tunç uyak denilmektedir. Tunç uyak, zengin uyağın bir türü olarak kabul edilmektedir.

 

Kimi solgun, sarışın; kimi ak, kimi kara

Kiminin arkasında görünüyor Ankara

Bulutlar ufukta beyaz bir yumak

Ne hoştur kırlarda yazın uyumak

 

 

 

4) Cinaslı Uyak

Anlamları ayrı, yazılış ve söylenişleri aynı olan sözcük ya da sözcüklerin benzerliğine dayanan uyak türüdür.

Dönülmez akşamın ufkundayız. Vakit çok geç

Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç

 

Her nefeste eyledik yüz bin günah

Bir günaha etmedik hiçbir gün ah

 

Kara gözler

Yaktı beni kara gözler

Gemim deryada kaldı

Yelkenim kara gözler

 

Hüzün güllerini derdin

Söyle yarim nedir derdin

Hani hep sen bana derdin

Yüce aşklar böyle başlar

 

 

UYAK DÜZENLERİ

Dizelerin son seslerine bakılarak bir dörtlüğün uyak düzeni çıkarılabilir. Bir dizenin hangi dize ile uyaklı (kafiyeli) olduğunun gösterilmesine uyak düzeni denir.

1) Düz Uyak Birinci ile ikinci dizenin; üçüncü ile dördüncü dizenin birbirleriyle uyaklı olmasıdır. Uyak düzeni aabb biçimindedir.

.............a

 ............a

.............b

. ...........b

 

Derler bilir hakikatı yüzlerce feylesof   -a

Bir kısmı şek ve şüphede bir kısmı hayli kof -a

Aksetmiyor çoğunda fikirler ayan beyan -b

Hayyam imiş hakikatı az çok fısıldayan -b

 

Halk edebiyatında dörtlüklerde kullanılan aaab şeklindeki uyaklar da düz uyaktır.

Ağacınız yapraklarla donanır a

Taşlarınız bir birliğe inanır a

Her çiçekler bağrınızda gönenir a

Pınarınız çağlar akışır dağlar b

 

 

2) Çapraz Uyak

Birinci ile üçüncü dizenin, ikinci ile dördüncü dizenin uyaklı olmasıdır. Uyak düzeni a-b-a-b biçimindedir.

 

Hafız'ın kabri olan bahçede bir gül varmış a

Yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle b

Gece bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış a

Eski Şiraz'ı hayal ettiren ahengiyle   b

 

Uçun kuşlar uçun doğduğum yere

Şimdi dağlarında mor sünbül vardır

Ormanlar koynunda bir serin dere

Dikenler içinde sarı gül vardır

 

3) Sarma Uyak

Birinci ile dördüncü dizenin, ikinci ile üçüncü dizenin uyaklı olmasıdır. Uyak düzeni a-b-b-a biçimindedir.

---a

---b

---b

---a

 

Akşamleyin güneş ardından geceler   a

Görününce en son bu yolun ucunda b

Aksimiz mi? -dersin-başı avucunda  b

Düşünceye dalmış bir insan geceler   a

 

 

 

Asonans  nedir ?

Aliterasyon  Nedir ?

İç Kafiye Nedir?

Şiirde Ölçü  Nedir ?

Uyak (Kafiye) Nedir ?  Uyak Çeşileri Nelerdir ?

Redif Nedir ? Aruz ölçüsünün özellekleri nedir ? Hece ölçüsü örnekleri , Serbest ölçü ne zaman başladı?






FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Edebiyat Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Seydişehir Kuğulu Park
    Seydişehir Kuğulu Park
  • Fas Turizmi ve Fas Resimleri
    Fas Turizmi ve Fas Resimleri
  • Bir Gül Bahçesine Girercesine
    Bir Gül Bahçesine Girercesine
  • Poz veren hayvanlar
    Poz veren hayvanlar
  • Günün Fotoğrafları-Hayatın İçinden
    Günün Fotoğrafları-Hayatın İçinden
  • Halı ve Kilim Motiflerinden Örnekler
    Halı ve Kilim Motiflerinden  Örnekler
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Gönül Sultanları- Seydişehirli Hacı Abdullah Efendi
    resim yok
  • Dış Ticaret de Teslim Şekilleri
    Dış Ticaret de Teslim Şekilleri
  • Frikik oyunu
    Frikik oyunu
  • Bob Marley,merak etme ,mutlu ol
    Bob Marley,merak etme ,mutlu ol
  • Bob Marley-no woman no cry
    Bob Marley-no woman no cry
  • Kedilerin efendisi
    Kedilerin efendisi
VİDEO GALERİ
YUKARI