Bugun...
Bizi izleyin:



Gülistan Hikayeleri- Şeyh Sadi Şirazi

Tarih: 22-04-2019 09:54:45 + -


Dünya klasiklerinin en önemli eserlerinden olan Şeyh Sadi Şirazinin hikayelerinin toplandığı kitaplar Bostan ve Gülistandır. Bu kitaplarda bulunan hikayeler kıssadan hisse özlü tavsiyelerdir.


Gülistan Hikayeleri- Şeyh Sadi Şirazi

Soyulan Kervan,

‘’Yunan memleketinde bir kervanı soydular,hesapsız bir serveti alıp götürdüler.Tüccarlar ağladılar,inlediler,Allah ve peygamber hakkı için yalvardılar.Faydası olmadı.

Kara yürekli hırsız üstün gelirde kervanın feryadından kaygılanır mı.

Lokman Hekim’de oradı idi. Tüccarlardan biri ‘’Hikmet ve öğüt olarak şunlara bir şey söyle belki malımızın birazını olsun bırakırlar, bunca servet boşa gitmesin,yazık olur’’ dedi.

Lokman Hekim cevap verdi:

‘’Asıl onlara söylenecek hikmetli söze yazık olur’’

‘’Pas yeniği demirin küfüne cila vurup gideremezsin, kara yürekliye öğüt vermenin ne faydası var?

‘’Demir çivi taşa girmezki…..’’

‘’varlıklı güzel  günlerinde  düşkünleri bırakma. Yoksulun gönlünü almak belayı savar. Dilenci yalvara yakara bir şey isteyince ver, yoksa zalim zorla alır.

 

Çelimsiz Şehzade

 

Bir şehzadeyi işittim çelimsiz, süklüm, püklüm dü.  kardeşleri ise uzun boylu güzel yüzlü idiler. Bir defasında babası ona  tiksinen ve hor gören bir tavırla baktı, çocuk anlayışıyla bunu kavradı.

 

-Baba, dedi, boylu bir cahilden çelimsiz bir akıllı daha iyidir. Boyca büyük olan her nesnenin derecesi üstün olması gerekmez, koyun temizdir, amma film murdar(eti yenmez) dir.

 

-Yeryüzünün en küçük dağı Tur Dağıdır ama Allah katında değeri en yüce olan da odur.

 

-Bir gün bilgili bir  zayıfsın Şişman bir Ahmağa '' Arap atı zayıf da olsa bu haliyle bir tavla   dolusu eşekten İyidir dediğini'' duydun muydu .

 

Babası güldüğü, devlet büyükleri beğendiler ama kardeşleri içten içe incindiler

 

-İnsan söz söylemedikçe ayıbı da gizli kalır,hüneri de.  Sen her ormanı boştur zannetme Belki de bir kaplan duymaktadır.

Işittim ki; o sıralarda Çetin bir düşman padişaha Baş kaldırmıştı 2 ordu karşılaştığı zaman meydanda en önce Atını oynatan o Şehzade oldu. Diyordu ki;

Ben o kimse olamam ki savaş günü sırtımı göresin .Toprak ve kan içinde bir baş görürsen işte ben oyum zira meydan gününde dövüşen kendi kanıyla kaçarsa ordu'nun kanıyla oynar.

 

Bunu söyledi ve düşman askerine saldırdı yetişkinin savaşçılardan birkaç tanesini yere attı, babasının huzuruna gelince yer öpüp dedi ki; Ey benim Şahsımı hakir gören, sakın iri olmayı meziyet sanma, meydan gününde ince belli bir at işe yarar, besili öküz değil.

 

Anlattıklarına göre düşmanın askeri sayıca fazla idi, bunlar ise az idiler. Aralarından bir kısmı kaçmaya niyet etti, Şehzade; Ey Yiğitler gayret edin ki kadın kılığına girmeyesiniz, diye haykırdı. Onun sözü üzerine süvarilerin cesareti arttığı ve hep birden hamle ettiler.

Duydum ki hemen o gün düşmana galip geldiler. Padişah Şehzade'nin yüzünü gözünü öptü, onu bağrına bastı, günden güne teveccühün artırdı, nihayet onu kendisine Veliaht yaptı .

 

***

Kardeşleri Şehzade kıskandılar ve yemeğine zehir koydular kız kardeşi durumu yukarıda odadan görüp pencerenin kanatlarını birbirine çarptı, şehzade işi anladı, yemekten elini çekti.

 

-Imkanı yok!, dedi, hünerli kişiler ölsünlerde onların yerine,hünersizler  kapsınlar.

- Dünyada Huma Kuşu yok Olsa bile Baykuşun Gölgesine kimse sevemez.

 

Olup biteni padişahı duyurdular padişah Şehzade'nin kardeşlerini çağırdı ve lazım geldiği gibi kulaklarını  büktü sonra her biri için memleketin köşelerinden razı olacakları miktarda hisseler ayırdı, fitne yakıştı. niza ortadan kalktı. Zira demişler ki; On  tane Derviş bir kilimde Uyur da iki padişah bir iklime sığmaz.

Allah adamı, ekmeğin bir yarımını yerse, öbür yarısını yoksullara verir. Padişah  yedi ülkeyi alsa bile, bir başka ülkenin sevdasındadır.

 

Harami nin oğlu

Bir takım Arap hırsızları bir dağ  başına yerleşip, kervan geçidini kapanışlarda. Şehirlerde yaşayan halk onların hilelerinden sinmiş, sultan'ın askerleri onlara yenilmişti. Zira dağın tepesinde sağlam bir sığınağı ele geçirip, mesken tutmuşlardı.

 

Bu sebeple taraf  memleketlerini idare edenler bunların kötülüklerini def etmek için toplanıp konuştular, eğer bu tarife bir süre daha bu yolda yürürse kendileriyle baş edilemez dediler.

 

-Yeni kök salan ağaç bir insan zoruyla yerinden çıkarılabilir ama bir süre sonra öyle bıraksan kağnı ile dahi söktüremezsin.

 

-Pınar'ın başını bir kürek toprakla kapamak mümkündür fakat dolduğu zaman fil ile geçmek imkansız olur.

 

Verdikleri karara göre birini onlara casuz tayin ettiler ve fırsat gözlemeye başladılar. Nihayet hırsızların bir kabileye akın edip yurtlarını boş bıraktıkları  sırada, iş görmüş savaşta bulunmuş yiğitlerden birkaçını oraya gönderdiler, bunlar dağ yolunda gizlendiler. Akşam olunca Hırsızlar döndüler döğüşmüşler, ganimet getirmişlerdi, silahlarını çözdüler ganimetlerini bıraktılar, o anda kendilerine saldıran ilk düşman uyku oldu, öyle daldılar ki geceden bir nöbet vakti geçti

 

-Güneş tekerleği Karanlığa daldı, yunus balığın ağzına girdi.

 

Yiğitler Kız ulan suçladılar hırsızların ellerini birer birer arkalarına bağladılar sabahleyin hükümdarın huzuruna çıkardılar hükümdar hepsinin öldürülmesini emretti.

 

Nasılsa aralarında bir genç vardı delikanlılık çağının meyvası yeni yetişmiş yanağı Gülistan'ın sebzesi henüz bitmişti.

 

Vezirlerden biri hükümdarın tahtının ayağını öptü ve şefaat yüzünü yere koydu; 

Bu çocuk, dedi,  Öyle hayat bağından meyve yememiş, delikanlılığa doymamıştır. Padişahın kereminden bunun kanını bağışlamakla, bendesini  minnettar kılacağını umarım dedi.

 

Hükümdar Yüce görüşüne uygun bulmadığı bu söz üzerine Kaşlarını çattı, dedi ki; --Tiyneti(mizacı)  kötü olan kişi iyilerin nurunu kabul etmez, kabiliyetsizi terbiye etmek kubbede ceviz durdurmak gibidiri

 

-Iyisi mi, bunların soyu sopu yok edilmeli, kökleri yazılmalıdır. Çünkü ateşi söndürüp Koru bırakmak, engereği öldürüp yavrusunu alıkoymak, akıllıların işi değildir

 

-Bulut Bengisu yağdırsa bile Söğüt dalından meyve alamazsın, bayağı kimseye vakit harcama, hasır kamışından şeker yiyemezsin.

 

Vezir bu sözleri dinledi, ister istemez kabul ederek hükümdarın güzel düşüncesii övdü. Sonra dedi ki;

Saltanatını Tanrı devamlı kılsın, efendimizin buyurduğu hakikatin ta kendisidir. Gerçekten bu çocuk o kötülerin çevresinde kalıp terbiye görseydi onlardan biri olurdu. Lakin bendeniz iyi insanların çevresinde terbiye edilirse akıllıların huyunu kapacağını umuyorum. Çünkü henüz çocuktur. O güruhun zalim ve inatçı tabiatı bunun yaratılışına sinmemiştir. Hadiste, ''Herkes ancak İslam olarak doğar, sonra annesi babası onu Yahudi, Hristiyan, Mecusi yaparlar, ''  buyurulmuştur.

 

Lut'un karısı kötülerle dost oldu da peygamber ailesinden olma şerefini kaybetti.

- Ashab-ı Kehf'in köpeği birkaç gün iyilerin izinde yürümekle insan oldu .

 

Vezir bunu söyledi, hükümdarın nedimlerinden bir kısmı şefaat konusunda ona Yar oldular, nihayet padişah çocuğun kanını dökmekten vazgeçti.

 

-Yerinde bulmadımsa da bağışladım, dedi

 

-Zal'in kahraman Rüstem'e  ''düşmanı hakir görüp biçare saymamalı, küçük bir kaynaktan çıkan suyun çoğalınca deveyi yükü ile götürdüğünü çok gördük dediğini, bilirmisin?

 

Velhasıl Vezir çocuğu evine götürdü Naz'la Nimet'le besledi terbiyesi için yetişkin bir öğretmen tayin etti güzel söz söylemeyi yerinde cevap vermeyi ve diğer Saray adabını onu Öğrettiler herkesin gözünde makbul oldu.

 

Bir gün Vezir padişahın huzurunda çocuğun güzel huylarından bir kısmını anlattı,

- Akıllıların terbiyesi ona tesir etmiş, mizacından  eski cahilliğini bırakıp atmıştır, dedi.

Padişah bu söze gülümsedi, dedi ki; İnsanla birlikte büyüse bile kurdun en iyi yine kurt olur.

 

Aradan bir iki yıl geçti, o mahallenin ipsizlerinden bir takımı delikanlıya sokuldular ve onunla uyuştular. Nihayet delikanlı bir fırsat anında veziri ve iki oğlunu öldürüp hesapsız bir serveti kaçırdı, babasının yerine hırsızların mağarası'na yerleştiği, asi biri oldu.

 

Padişah hayretle parmağını ısırdı, dedi ki; Bir kimse kötü demirden iyi Kılıç çıkarabilir mi ? Soysuz adam terbiye ile insan olmaz, Ey bilge. Tabiatının letafetinde herkes müttefik iken, Yağmur bile bağda Lale bitirir,çorak yerde çörçöp.

 

-Çorak toprak Sümbül bitirmez, emel  tohumunu orada yok etme. Kötülere iyilikte bulunmak iyilere kötülük etmek gibidir.

 

Zalim Padişah

 

Acem hükümdarlarından birini anlatırlar, halkın malına zorla el uzatmış ve eziyete başlamıştı. Halk onun kurduğu zulüm tuzaklarından bezerek yeryüzüne dağıldı, herkes onun zorbalığı ile gurbet yolunu tuttu, ahali azalınca memleketin geliri de eksildi hazinesi boş kaldı. Düşmanlar de her yandan zorlamaya başladılar.

 

'' Kim felaket gününde feryadına koşacak bir kimse istiyorsa, ona söyle de selamet günlerinde cömert olmaya çalışsın. Kulağı halkalı bir köleyi hoş tutmazsan o bile kaçar. Sen lütüfkar davran da bir yabancı dahi kulağı halkalı kölen olsun.

 

Bir gün o padişahın meclisi'nde Şehname kitabından ''Dahhak saltanıtının sona ermesi ve Feridun'un tahta çıkması'' okunuyor du.

Vezir padişahı;

- Feridun, hazinesi, memleketi, ordusu yokken padişahlığa  nasıl kavuştu ? '' diye. sordu.

 

Padişah cevap verdi;

 -İşte bildiğin gibi bir kısım halk onun taraflısı soldular, etrafına toplandılar onu takviye ettiler, o da böylece padişahlığa kavuştu.

 

Vezir ;

-Madem,ki dedi, halkın toplanması padişahlığı sağlıyor Şu halde sen halkını için perişan ediyorsun yoksa padişahlık etme düşüncesinde değil misin?

 

-Iyisi mi, askeri candan beslemelisin. Çünkü Sultan askeri sayesinde hüküm yürütür.

 

Padişah sordu:

-Askerin ve halkın toplanmasına sebep nedir?

 

Vezir cevap verdi :

-Padişah Adil olmalı ki etrafında toplansınlar. Sonra, memleketi olmalı ki devletinin gölgesinde güvenli otursunlar. Ama sen de bunların ikisi de yok.

 

-Zalim tabiatlı  insan sultan olamaz. Zira kurdun elinden çobanlık gelmez, zulmün temelini atan padişah kendi saltanatının temelini yıkar.

 

Bu bilge vezirin öğüdü padişahın meşrebine uygun gelmedi onu bağlatıp zindana gönderdi,

 

Çok geçmeden Sultan'ın amca çocukları isyan çıkardılar ve padişaha karşı koymak için asker hazırladılar, babalarından kalan yerleri istediler. Padişah zulmü yüzünden, canına doyup perişan olmuş bulunan bir kısım halk, çocukların etrafında toplanıp onları desteklediler. Nihayet memleket padişahın elinden çıktı, öbürlerine geçti.

 

--Bir padişah tebaasına zulmü reva gördün mü felaket gününde dostu dahi zorlu bir düşman kesilir, halkla iyi geçin de düşmanın cengin'den emin yaşa. Çünkü Adaletli bir padişah için bütün bütün tebaa (o ülkede yaşayan halk)  asker olur.

 

Hörmüz'le Vezirleri

 

 

Hörmüz' (Sasanilerden Nuşirevan'ın oğludur) sordular :

-Babanın vezirlerinden ne kusur gördün de hepsini hapse attırdın?

 

Cevap verdi:

-Bir kusurlarını bilmiyorum. Lakin gördüm ki benden için için korkuyorlar ve sözüme de asla güvenmiyorlar kendi zararları endişesiyle beni mahva kalkışmalarından  korktum. Netice itibariyle bilgilerin sözüne göre hareket ettim. Zira demişler ki :

 

-Savaşta onun gibi yüz tanesini haklasan bile, ey bilge, biri senden korktuğumu, sen de ondan kork. Görmez misin kedi aciz kalınca pençesi ile kaplanın gözünü çıkarır, yılan da başını taşla ezeceğinden korkarak çobanın ayağını sokar.

 

 






FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Edebiyat Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Seydişehir Kuğulu Park
    Seydişehir Kuğulu Park
  • Fas Turizmi ve Fas Resimleri
    Fas Turizmi ve Fas Resimleri
  • Bir Gül Bahçesine Girercesine
    Bir Gül Bahçesine Girercesine
  • Poz veren hayvanlar
    Poz veren hayvanlar
  • Günün Fotoğrafları-Hayatın İçinden
    Günün Fotoğrafları-Hayatın İçinden
  • Halı ve Kilim Motiflerinden Örnekler
    Halı ve Kilim Motiflerinden  Örnekler
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Gönül Sultanları- Seydişehirli Hacı Abdullah Efendi
    resim yok
  • Dış Ticaret de Teslim Şekilleri
    Dış Ticaret de Teslim Şekilleri
  • Frikik oyunu
    Frikik oyunu
  • Bob Marley,merak etme ,mutlu ol
    Bob Marley,merak etme ,mutlu ol
  • Bob Marley-no woman no cry
    Bob Marley-no woman no cry
  • Kedilerin efendisi
    Kedilerin efendisi
VİDEO GALERİ
YUKARI